Olayların Ardındaki Gerçek

Dış politikada gelişmeler ve erken seçim

27 Mayıs 2022 Cuma

Son haftalarda dış politikada Türkiye’yi ilgilendiren hızlı gelişmeler şöyle sıralanabilir.

Birinci olay, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine karşı Türkiye çekincesini ileri sürdü. (Bu konu ayrıntılı olarak 23 Mayıs 2022 tarihli Olayların Ardındaki Gerçek’te incelendi.)

İkinci olay, Türkiye’nin Suriye’ye planladığı askeri harekât. Bu konuda Erdoğan bir açıklama yaptı, konu MGK’de de görüşüldü. Askeri harekâtın çok yakında başlama olasılığı yüksek. Bu harekâtın dört hedefe yöneleceği belirtiliyor. Bu hedefler Tel Rıfat, Ayn el Arap, Ayn İsa ve Münbiç bölgeleridir.

Türkiye’nin güney sınırına paralel olan bu bölgeler terör yuvaları ve istikrarsızlık bölgeleri olarak kabul ediliyor.

Türkiye bu bölgeye daha önce dört harekât düzenledi, 24 Ağustos 2016’da başlayan Fırat Kalkanı Harekâtı’nda 2 bin 15 kilometrekarelik alan IŞİD’den temizlendi. Mart 2018’deki Zeytin Dalı Harekâtı’nda 2 bin kilometrekare alan PKK’den, Ekim 2019’daki Barış Pınarı Harekâtı’nda da 4 bin kilometrekare alan yine PKK’den temizlendi.

Türkiye sınırına 30 km derinlikte olan bu bölgede halen 3 binden fazla teröristin bulunduğu belirtiliyor.

Bu bölgeye yapılacak kapsamlı bir silahlı harekâtın Türkiye’de seçimlerin yaklaştığı bir dönemde, AKP iktidarına yararlar sağlayacağı yorumları yapılıyor.

Seçim öncesi bir kahramanlık gösterisinin kamuoyunda heyecan ve milli duygu yaratması bekleniyor.

Üçüncü olay, Güney Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’le ilgilidir.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) bilindiği gibi uluslararası hukuk kurallarını çiğneyerek sözde münhasır (sınırlanmış) ekonomik bölgeler ilan etmişti. Ancak bu bölgedeki 6. parselde sondaj çalışmaları ertelenmişti.

Güney Kıbrıs Rum basınında son haftalarda yer alan haberlere göre GKRY Enerji Bakanlığı, bu bölgede sondaj çalışmalarının yeniden başlayacağını açıkladı.

Avrupa’nın en önemli petrol ve enerji şirketleri İtalyan Eni ve Fransız Total şirketinin toplam 3 bin 420 kilometrekare olan bu bölgede sondaj çalışmalarına yeniden başladığı bildiriliyor.

Konuyu anımsatalım. Bilindiği gibi GKRY, 20 Eylül 2021’de bu bölgede sondaj çalışmalarına başlamıştı.

Türk kıta sahanlığına izinsiz girme girişiminde bulunan Nautical Geo araştırma gemisi, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı unsurlarca Türk kıta sahanlığının dışına çıkarılmıştı.

Şimdi yeniden başlayan sondaj çalışma ve girişimlerinin Doğu Akdeniz’de yeni sorunlar yaratacağı kuşkusuzdur.

GKRY, Türkiye’nin sürekli itirazlarına karşın gerginlik yaratmaktan çekinmiyor. Tüm Kıbrıs’ın tek siyasal otoritesi gibi davranıyor. Bu yeni durum kuşkusuz Doğu Akdeniz’de Yunanistan-GKRY ve Türkiye arasındaki gerginliği artıracaktır.

Dördüncü gelişme, Kafkaslar’dadır. Azerbaycan ve Ermenistan yetkilileri bir süredir görüşmeler yapıyorlardı. Geçen hafta Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Brüksel’de birlikte toplantı yaptılar.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan’la hem demiryolları hem de karayollarının inşası da dahil olmak üzere Zengezur Koridoru’nun açılması konusunda anlaştıklarını bildirdi.

Bu anlaşma gerçekleşme aşamasında bozulup torpillenmezse kuşkusuz Kafkaslar, Azerbaycan ve Türkiye için çok önemlidir.

Beşinci gelişme, AKP iktidarının Ortadoğu’da etkin bir barış girişimini sürdürmesidir. Erdoğan, önce Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’yle yumuşama politikasını başlattı. Birkaç yıl öncesi kanlı bıçaklı olduğu Suudi Arabistan ve ardından Birleşik Arap Emirlikleri’ne gitti. İki gün önce de Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Ortadoğu’da barış hareketi başlattı. Ramallah’ta, Filistin Dışişleri Bakanı Riyad Maliki ile görüşen Çavuşoğlu, 15 yıl aradan sonra Tel Aviv’e giderek İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid’le bir araya geldi.

Türkiye’nin Mısır ile de yakınlaşma politikasına hız verdiği biliniyor. Seçimlere yakın Mısır’a ilave olarak Suriye ile de bir yumuşama girişimi sürpriz olmayacaktır.

Dış politikada bu gelişmeler olurken iç politikada AKP iktidarı zor durumdadır. Halk ekonomik yönden ağır enflasyon baskısı altındadır. Dövizin denetlenemeyen yükselişi, petrol fiyatlarını etkilemekte, bu durum zincirleme olarak tüketim ve gıda fiyatlarını her gün yükseltmektedir. Bu ekonomik yıkımın 2023’te daha da kötüye gideceği, tüm ekonomistler tarafından dile getiriliyor. 

AKP siyasal iktidarı da ekonomideki bu karamsar gelişmeyi görmektedir. İç politika yorumcuları, bu durumda 2022 sonbaharında bir erken seçimi kaçınılmaz olarak öngörmektedirler.

Yukarıda belirtilen dış politika gelişmeleri tüm bu ortam dikkate alınarak değerlendirilmelidir.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Ortaçağa Karşı Duruş 19 Temmuz 2022