Olaylar Ve Görüşler

‘İktidarın teslimi’ sorunu - Dr. Engin ÜNSAL

27 Haziran 2022 Pazartesi

Özenle korunması gereken demokratik düzen ve çok partili siyasal yaşam, 1950-1960 Menderes dönemi dışında, özellikle AKP’nin iktidar olduğu 2002 yılından bu yana, hiçbir dönemde  bu kadar yozlaşmamış ve insanımız hiçbir dönemde bugün yaşadığı gelecek korkusunu yaşamamıştır. Demokratik düzen her alanda ciddi yaralar almış ve toplum ucunda ışık görünmeyen bir karanlık tünelde yaşamaya zorlanmıştır. Bu düzen böyle gidemez ve mutlaka değişmesi gerekir ve değişecektir de. İşte bu amaçla altı muhalefet partisi parlamenter düzeni yeniden kurmak ve demokrasiyi yeniden yaşatmak için bir araya gelmiş ve toplum için bir umut kaynağı olmuştur.

İLKELER DOĞRU AMA...

Ülke tek adamın keyfi yönetimine teslim edilmiş, temel hak ve özgürlükler, özellikle yaşam hakkı, üzerine gölgeler düşürülmüştür. Bu aşamada altı muhalefet partisi genel başkanlarının bir araya gelip, mevcut anayasanın ilk dört maddesine bağlı kalarak özgürlükçü, insan haklarına saygılı halkçı bir düzen kuracaklarını duyurmaları ve açıkladıkları ilkeler, insan yaşamı ve demokratik Cumhuriyetin bekası için çok önemlidir: kuvvetler ayrılığına dayanan güçlendirilmiş parlamenter sistem, özgürlükçü kamu düzeni, her tür ayrımcılığa son verecek çoğulcu, katılımcı ve özgürlükçü demokrasi, düşünce ifade ve basın özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü, toplumsal barış ve tarafsız yargı önünde hesap verirlik, sosyal devlet ve gelir adaleti, üretim ve istihdam odaklı ekonomi, siyasal etik reformu ve etkin, saygın dış politika.

Bu on ilke BM’nin Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi ve Avrupa Konseyi’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer alan ve Türkiye tarafında da onanmış belgelerdeki temel haklarla örtüşen çok önemli ilkelerdir ama bunların ilan edilmesi yetmez. Bir siyasetin iktidar olması için program ve kadro çok önemlidir. Bu on ilkenin içinin doldurulması ve demokratik düzeni yeniden kurmak için hangi yasaların çıkarılacağının, var olan yasalarda ne gibi değişiklikler yapılacağının da açıklanması gerekir. Bu da yetmez. Bu iktidar programının başarılı olması bürokrasiye doğru kadroların atanmasına bağlıdır. Bu nedenle altılı masa kadro sorunu konusunda da şimdiden çalışmalar yapmalıdır.

Partili cumhurbaşkanı birkaç kez demokratik düzenlerde hiçbir devlet adamının söylememesi gereken bir tehdidi kamuoyu önünde açıklamakta sakınca görmemiştir: “Bu muhalefete iktidar teslim edilemez eğer sokaklara dökülürseniz 14-15 Temmuz’da olduğu gibi gittiğiniz yere kadar bu halk sizi kovalar.”   

SEÇİM GÜVENCESİ

Bu söylem bu ülkenin geleceği için çok tehlikeli bir söylemdir ve işin garibi hiçbir muhalefet partisi başkanının sorgulamadığı bir söylemdir. Ne demek “İktidar teslim edilemez”? Eğer demokrasi ve genel seçimler varsa taraflar bu seçimin sonucunu kabullenmek ve iktidarı teslim etmek zorundadır. Aksine bir düşünce ve eylemin var olabileceğini düşünmek bile ülkenin geleceğini karartmaktan ve içinden çıkılamaz bir kargaşanın çıkmasından başka bir işe yaramayacaktır. Bu konunun mutlaka sorgulanması, aydınlığa kavuşturulması gerekir.  

Seçim güvencesinin varlığı son derece önemlidir. Bu güvence verilmezse toplumsal düzen tehlikede demektir. Hiç kimsenin insanların can güvenliği ve gelecek üzerinde kuşku yaratmaya hakkı yoktur.

DR. ENGİN ÜNSAL

15. DÖNEM CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları