Erol Manisalı
Erol Manisalı erolmanisa@yahoo.com Son Yazısı / Tüm Yazıları

Bastonların karizmatik sahipleri

21 Haziran 2022 Salı

Milattan önce binlerce yıla kadar uzanan bastonun tarihinde siyaset, sanat ve yönetim kuralları iç içe geçmiştir. Ve Anadolu uygarlıkları ile bütünleşmiştir. Kendi ellerimle oyduğum Nefertiti başlıklı bastonum da beni tarihin derinliklerine götürür.

Dedem hâkim Hüseyin Bey’in bana kalan gümüş başlıklı bastonu beni Ortadoğu coğrafyasının kadim maceralarına taşıdı. Onu uzun yıllar çalışma odamın masasının karşısındaki duvarda asılı tutarken, amatör bir hobi olarak “baston toplayıcılığına” başladım. 2022’de nisan ayında 50 yıldır topladığım (ve yaptığım) bastonlar Galata’da Schneider Temples salonunda sergilenince binlerce yılın tarihinden bugünün siyasetine, edebiyatına ve karizmatik liderlerine ulaştım!

50 yıllık baston hobim beni Rauf Denktaş’ın, Rahmi Koç’un, Haldun Taner’in ve diğer karizmatik ünlülerimizin kullandıkları bastonlara kadar götürdü. Onların bastonları da mütevazı hobi koleksiyonuna dahil olarak belki de Türkiye’nin en şaşırtıcı, garip ama yakın tarihimize ışık tutan bir yola soktu.

Rauf Denktaş’tan bizim en karizmatik iş (ve sanat) insanlarımızın önde gelen isimlerinden Rahmi Koç’a, ünlü edebiyat ve sanat insanı Haldun Taner’den BJK’nin vefakâr başkanı Nevzat Demir’e kadar, bana yaptıkları “baston armağanları” ile mutlu oldum.

Rahmi Koç ünlü bastonu ile birlikte, bastonu elinde tutan bir fotoğrafını da göndermişti: Serdar Denktaş, 50 yılımı beraber geçirdiğim ünlü politikacımız Denktaş’ın çok güzel bir Devrek bastonunu bana armağan ediyordu. Lise yıllarında Demet Taner Çamlıca Lisesi kültür kolu başkanı iken ben de Vefa Lisesi’nin kültür kolu başkanı idim, o yıllardan beri tanışırız. Ünlü edebiyatçımız Haldun Taner’in bastonunu da sergilenmek üzere bana armağan ediyordu.

Bana bastonlarını armağan eden ünlüler, aslında Türkiye yakın tarihinin bir geçit resmini oluşturan çok ilginç insanlardır.

Bizim toplumsal yapımızda baston çok özel bir yer tutar: Dünyaca ünlü Nasreddin Hoca fıkralarından Devrek beldemizin tarihi kültürel dokusuna uzanan bir yoldur bu.

Dünya mı? Charlie Chaplin’in onu ünlü kılan bastonuna, Gene Kelly’nin “Singing in the Rain” klasiğine ve Fred Astaire’in silinemeyecek bir biçimde dünya sinema tarihine yerleşmiş “bastonlu danslarında” bu sihirli değnek, sanatın ve güzelliklerin her karesinde yer almıştır.

Yüzyıllardır süren bir Devrek kenti kültür hattında ise bu sihirli değnek, bir sanata dönüşmüştür. Anıtkabir’deki Atatürk Müzesi’nde, Ata’nın 12 bastonu yer almıştır.

Bu arada, 24 Ağustos 2022’de Dibeklihan Kültür köyünde bastonlarım, benim konferansımla birlikte, meraklılarına sunulacaktır.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları