Emre Kongar
Emre Kongar ekongar@cumhuriyet.com.tr Son Yazısı / Tüm Yazıları

Osman Kavala’nın savunması ve karşı oy yazısı - 1

28 Nisan 2022 Perşembe

GEZİ Direnişi Davası’nda yıllardır tutuklu olarak yargılanan, beraat ettirilmesine rağmen tahliye edilmeyen, hakkında AİHM’nin hak ihlali ve tahliye kararı olan Osman Kavala’nın savunmasının tam metnini ve karara muhalif kalan yargıç üyenin karşı oy yazısını tarihe bir belge olarak yayımlıyorum.

Savunmanın birinci kısmı bugün.

İkinci kısım ve karşı oy yazısı, yarın.

Bu metinleri lütfen saklayın!

***

Duruşmaya tutuklu bulunduğu hapishaneden SEGBİS ile katılan Osman Kavala’nın savunması:

“Soyut gerekçelerle tutukluluğumun sürdürülmesi sebebiyle artık savunma yapmamaya karar vermiştim. Alınacak karara etki edeceğini düşünmesem de kamuoyuna saygı gereği açıklamalarda bulunacağım.

Yargı süreci siyasi etki ile deformasyona uğramış, kamu yetkisinin kötüye kullanıldığı bir süreç yürütülmüştür.

AİHM kararının ardından davanın hızla karara bağlanmasına karar verildi. Gerekçesiz birleştirilen dosyalar ayrıldı. İkinci iddianamenin kullanım süresi sona erdi.

İkinci iddianame benim tutuklanmam için hazırlanmıştı. Bunu yapmak için de Gezi protestolarına katılan binlerce kişi itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor.

Gezi protestoları kamuoyunun gözü önünde gerçekleştiğinden o dönem bu protestoların bir darbe girişimi olduğuna yönelik komplo teorisi tutmadı, hükümet de bu komployu benimsemedi.

Yoksa Başbakan kendisini devirmek isteyenlerle görüşür müydü? Keza George Soros da 2015’te Türkiye’ye geldiğinde hükümet yetkilileri ile görüşmüştü.

Henri Barkey’in Adana’ya gittiği tarihte benim de Fransa’ya gitmiş olmam çok önemli bir bulgu olarak iddianamede yerini almış. Yani her türlü keyfi uygulama için kullanılacak bir suç ilan edilmiş.

***

Avrupa Konseyi’nin dosyayı AİHM’ye göndermesinden sonra dava bir an evvel karara bağlanmak istendi. İkinci iddianamenin süresi doldu yani.

İkinci iddianame sadece beni cezaevinde tutabilmek için hazırlanmıştı.

Gezi protestolarının Soros ve dış güçlerce planlandığı, benim bunun organizasyonunu gerçekleştirdiğim kurgusunun daha sonra FETÖ üyesi olmakla suçlanmış bir savcı tarafından hazırlandığını biliyoruz.

Bir masa, bir sandalye, poğaça ve eczaneden alınmış maskeleri götürerek Gezi’nin finansmanını sağladığım iddiası akla uygun değildir.

Gezi’nin dışarıdan yönetildiğine dair delil gösterilemedi. 80 ile yayılan protestoları yönlendirdiğim iddiası akla uygun değildir, sadece poğaça ve eczaneden alınmış maskelerle gittiğim Gezi’nin maddi ihtiyaçlarını karşıladığım iddiası saçmalıktır.

***

Protestoculara akıl hocalığı yaptığım iddia ediliyor. 30 yıl sivil toplum kuruluşlarında çalışmış biri olarak görüşlerimi kamuoyuyla, siyasetçilerle paylaşırım.

İddianamede de belirtildiği gibi hükümet yetkilileriyle de toplantılara katıldım.

Suç eylemine destek vermemle ilgili bir delil ortaya konamamıştır.

Taksim yayalaştırma projesine açık bir şekilde karşı çıktım, toplantılara katıldım. Evime yakınlığı nedeniyle eylemleri gördüm. Parka bir masa götürdüm. Fidan ekme eylemine bizzat katıldım. Hiçbir faaliyetimi gizli kapılar ardında gerçekleştirmedim.

Gezi Parkı, üstünde birkaç ağacın bulunduğu boş bir arsa değildir. Milyonlarca İstanbullunun yararlandığı, kamu için büyük öneme sahip bir alandır. Bu parkın tahribinin engellenmesi, yapılaşmanın durdurması, parkın park olarak kalması kamu yararına olmuştur.”

***

Savunmanın ikinci bölümü ve karara muhalif kalan yargıcın karşı oy yazısı yarın.

Ülkemin bu yargılamaya tanık olmasından üzgünüm ve utanıyorum.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları