Vitrindeki albümler

Vitrindeki Albümler'de bu hafta...

23 Mayıs 2022 Pazartesi, 04:00
Vitrindeki albümler
Abone Ol google-news

İkiz - Cabin Crew ‘Transit’ (Stockholm Jazz Records) 

Davulcu, besteci Robert Mehmet İkiz’i 2000’li yıllarda Mozaique adlı projeyle tanımıştım. 1982 yılında henüz üç yaşındayken İsveç’e göçen ve burada yaşamayı sürdüren İkiz, Amerika’da da eğitim almıştı ve bir modern caz davulcusunda olması gereken tüm özelliklere neredeyse sahipti. Yanı sıra yaratıcıydı, kolektivizm duygusu yüksekti ve projeci bir anlayışla çalışıyordu. Son projesi Cabin Crew’un ilk albümü “Transit”, İkiz’in bu yolda attığı iri adımların yeni hasılatı. 

Salgın döneminde beş gün zarfında kaydedilmiş; haliyle besteler de o dönemin ruh haline son derece uygun. Üç kişilik mürettebatta İkiz’in yol arkadaşları trompetçi (yanı sıra programming) Jonne Bentlöv ile tuşlu çalgılardaki Manne Skafvenstedt. Projede bas bulunmasa da üç müzisyenin de çıkardığı zengin seslerden dolayı eksikliği hissedilmiyor.  

 Konsept ise albümün ve projenin adından dolayı gayet net: kalkıştan piste tekerleklerin değişine kadar uzanan bir yolculuk. İkiz tarafından yazılan ve topluluğun üç üyesi tarafından üretilen irili ufaklı 20 parça, dinleyiciye hem akustik hem de elektronik ses manzaraları eşliğinde bir seyahat vaat ediyor. 

Not: CD baskısında parçalar Side A ve Side B olarak ayrılmış. Anlıyoruz ki yakında plak da gelecek. 

Lin Pesto ‘Son’ (Tamar Müzik)

Müzik tarzını dark-pop, synth-pop ya da darkwave olarak tarif edersek fahiş bir hata yapmış olmayız ancak yine de Lin Pesto’nun gerçek esin kaynağı (Jane Birkin ile Serge Gainsbourg’un sesindeki “Je T’aime”den Jean Paul Belmondo’lu, Alain Delon’lu Fransız filmlerinin hüzünlü sahnelerindeki müziklere kadar uzanan bir havada) altmışlı yılların sound’u. Özellikle müziğinin tekdüze melodik yapısı ve şarkı söyleyiş tarzı oradan besleniyor. 

Lin Pesto, hayatının baharında Ankaralı bir kız. 2017 yazında Logic ile beste yapmaya başlamış, hiç beklemediği bir anda Cem Yılmaz sosyal medyada bir kavırını paylaşınca ilgi odağı olmuş. Yüzünü göstermemek için mayo kumaşından yapılmış bir maske kullanıyor, ama amacı gizem yaratmak değil, bir pazarlama stratejisi hiç değil. 

Kırılgan biri; iç dünyasıyla dışarısı arasında ördüğü duvar şarkılarının lokomotifi. Kapağında kendini asarak intihar eden bir Barbie bebek bulunan ilk albümün adının “Son” olmasının sebebi bu işi sürdürememe ihtimali... Altı melankolik parçanın beşi özgün beste; kapanışta “Yananı Görür Allah” yorumu var. Tuşlularda Mei Wu, gitar, bas ve programlamada Taner Yücel... 

Bir kuşağın eğilimlerini tanımak için iyi bir örnek; doksanlar çocuğu Lin Pesto...

Murat Beşer (muratbeser@muratbeser.com)